Bu özel peynir, yalnızca bahar aylarında, meraların en taze ve aromatik otlarıyla beslenen hayvanların sütlerinden süzülerek yolculuğuna başlar. Geleneksel mandıra yöntemleriyle, hiçbir endüstriyel hızlandırıcı kullanılmadan hazırlanan tekerlekler, güneş görmeyen ve hava sirkülasyonu kontrollü özel mahzenlerde uykuya bırakılır. En az 540 gün (18 ay) süren bu uzun olgunlaşma dönemi boyunca peynir, fazla suyunu kaybederek özünü yoğunlaştırır ve o meşhur kehribar rengine bürünür.
Peynirin dokusuna dikkatle bakıldığında görülen o minik çıtırtılar (tirozin kristalleri), ürünün kusursuz bir şekilde olgunlaştığının ve doğallığının en somut kanıtıdır. İlk dilimde burnunuza çarpan fındıksı aroma, damakta yerini baskın bir süt tadına ve hafif karamelize notalara bırakır. Ağızda kolayca dağılan ancak karakterini sonuna kadar koruyan bu gurme lezzet; kalsiyum, protein ve A vitamini açısından doğanın sunduğu en konsantre besinlerden biridir. Sadece bir kahvaltılık değil; yanına eşlik edecek sert kabuklu kuruyemişler, kaliteli bir zeytinyağı veya yıllanmış balzamik sirke ile gurme bir akşamüstü tabağının başrol oyuncusudur. Hijyenik koşullarda dilimlenip vakumlanarak, ilk günkü rayihasını sofranıza taşır.